6/4/2009 - ABD, AKP VE GÜL'DEN İSTEDİKLERİNİ ALDI
Pazartesi, 06 Nisan 2009 ABD Başkanı Obama, AKP Hükümeti ve Abdullah Gül'den istediklerini alarak Ankara'dan ayrıldı. Obama'nın çantasında Irak'tan çekilme planı yapan Amerika'nın Türkiye topraklarını kullanma talebi, Kukla Devlet'in tanınması, Ermenistan sınır kapısının açılması ve Afganistan'a Türk askerinin gönderilmesi yer alıyordu. Obama bu talepleri, TBMM kürsüsünden de açık açık gündeme getirdi. Obama'nın, Abdullah Gül'ün Türkiye'deki liderlik rolünü özel olarak vurgulaması ve Türkiye ile Amerika'nın dünya çapında bir model ortaklık oluşturmasından söz etmesi dikkat çekti. Abdullah Gül, Türkiye'nin politikalarının Amerika'nınkilerle örtüştüğünü ve bundan sonra da elbirliğiyle çalışacaklarını söyledi. Öte yandan Türkiye Gençlik Birliği üyeleri, Obama'nın Türkiye'ye gelişini Meclis önünde protesto etti. ABD Başkanı Barak Obama, Ankara'daki temaslarına Anıtkabir ziyaretiyle başladı. Daha sonra Çankaya Köşkü'ne giden Obama, burada Abdullah Gül'le görüştü. Gül ve Obama, Çankaya Köşkü'nde ortak basın açıklaması yaptı. Gül- Obama görüşmesinden, model ortaklık oluşturulması sonucu çıktı.
Başkan olmadan önce Sözde Ermeni soykırımını tanıyan açıklamalar yapan Obama, görüşlerinin değişmediğini kaydetti ve Abdullah Gül'ün çalışmalarının kendilerini cesaretlendirdiğini ifade etti. Obama, Irak'tan çekilirken neler yapılacağı ve Afganistan'a ek asker talebinin de görüşüldüğünü açıkladı. Abdullah Gül de Obama'yla her konuda işbirliği içinde olduklarını söyledi.
Amerikan Başkanı Barack Obama, Abdullah Gül’le yaptığı görüşmenin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gitti. Obama'nın konuşmasını, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları da izledi. Genel Kurul'daki konuşmasında birkaç kez Türkiye’nin NATO üyeliğine vurgu yapan Obama, Amerika’nın Türkiye’den taleplerini Meclis kürsüsünde tek tek sıraladı. Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasını isteyen Obama azınlık haklarının verilmesini talep etti. Türkiye’nin geçmişiyle barışması gerektiğini savunan Amerikan Başkanı, Ermenistan sınır kapısının açılmasını istedi. Obama Kıbrıs’ta devam eden ve Rum kesiminin lehine gelişen müzakerelere de destek veri. Barack Obama Meclis’ten İran’ı tehdit etmeyi de ihmal etmedi. Obama “İran ya silahı ya da refahı seçecek” diye konuştu. TGB ÜYELERİ MECLİS ÖNÜNDE OBAMA'YI PROTESTO ETTİ Türkiye Gençlik Birliği üyeleri Obama'nın Türkiye'ye gelişini, Meclis'e giriş yapacağı Çankaya kapısının önünde protesto etti. Geniş güvenlik önleminin alındığı Meclis önüne gelen TGB üyeleri burada bir basın açıklaması yaptı. TGB Genel Başkanı Osman Yılmaz, Obama'nın geliş nedenin Kukla devletin tanınması ve Türk askerinin Afganistan'a gönderilmesi planı ile geldiğini söyledi. "Üslere el konulsun Amerika defolsun, Katil ABD işbirlikçi AKP, NATO'ya hayır bağımsız Türkiye" sloganları atan TGB üyeleri "Kamer Genç, Obama'ya pabuç fırlat" yazılı bir pankartta açtılar. TGB üyeleri açıklamanın ardından Obama'nın kuklasını parçaladılar. Türkiye Gençlik Birliği üyesi gençlerin eylemine Başkent'li yurttaşlar da alkışlarla destek verdi... Açıklama devam ederken, TGB üyesi üç genç Meclis Çankaya kapısının karşısında buluan bir binaya "Obama defol, NATO'ya hayır" yazılı pankart açan üç TGB üyesi genç gözaltına alındı. http://www.ulusalkanal.com/
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
21/9/2008 - Atatürk diyor ki...
'' Memleketi gezmeli, milleti tanımalı.
Eksiği nedir görüp göstermeli. Milleti sevmek böyle olur. Yoksa lafla sevmek fayda vermez. ''
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/12/2007 - RUSYA'DAN NATO'YA : "KÜRESEL POLİS ROLÜNDEN VAZGEÇ"
Perşembe, 27 Aralık 2007
Rusya,
NATO'ya "küresel polis rolünden vazgeç" çağrısı yaptı. Rusya Dışişleri
Bakanı Yardımcısı Aleksandr Gruşko, NATO'yu dünyanın güvenlik sistemini
kendi çıkarları doğrultusunda yapılandırmaya çalışmak yerine kendisini
mevcut güvenlik sistemine uyması gerektiğini belitti.
Rusya ile NATO ilişkilerindeki bazı köklü sorunların halen
devam etmekte olduğunu kaydeden Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı
Aleksandr Gruşko, 2008 yılında NATO'nun yeni hedeflerinin belirleneceği
zirve toplantısına da dikkat çekerek NATO'nun yeniden yapılanma
sürecinin Rusya tarafından çok ciddi endişe ile izlenmekte olduğuna
dikkat çekti.
Özellikle yeni üyeleri teşvik etmek amacıyla
yürütülen "açık kapılar" politikasını soğuk savaş döneminden kalma bir
poltika olarak değerlendiren Gruşko, bu politikanın sorunların çözümüne
değil daha da derinleşmesine yol açtığını belirtti. Rusya'ya komşu bazı
ülkelerin NATO'nun "açık kapılar" politikasını kötü amaçlarla
kullanmakta olduğunu belirten Gruşko, isim vermemekle birlikte söz
konusu ülkelerin Rusya ile sözleşmeleri tek taraflı olarak ihlal
ettiklerini ve hızla silahlandıklarını ifade etti.
Gruşko,
doğu Avrupa'da daha önce Sovyetler Birliği'nin hüküm sürdüğü alanda
NATO'nun genişlemesine karşı çıkarak, "İttifakların geliştiriliyor
olmasıyla fazlasıyla ilgiliyiz. Bölgede uygulanan siyasetin, tek bir
güvenlik problemini bile çözmesi mümkün değildir" şeklinde konuştu.
Gruşko ayrıca, uygulanan "açık kapı politikası"nın hedeflenenin aksine,
farklı ülkeler arasındaki düşmanlığı güçlendireceğini söyledi http://www.ulusalkanal.com/
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/12/2007 - TÜRK KARASULARI VE HAVA SAHASI İHLAL EDİLDİ
Genelkurmay
Başkanlığı, Yunanistan'a ait 2 sahil güvenlik botunun dün Kardak
Kayalıkları bölgesinde Türk karasularını ihlal ettiğini bildirdi.
Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan
karasuyu ihlallerine ilişkin duyuruya göre, Kardak Kayalıkları
bölgesinde Yunanistan'a ait bir sahil güvenlik botu söz konusu tarihte
07.55-11.45 saatleri, bir başka sahil güvenlik botu da 11.27-17.10
saatleri arasında Türk kara sularını ihlal etti. Olaylar,
gerekli girişimlerde bulunulması için Dışişleri Bakanlığı'na
bildirildi. Bu arada, 7 Aralık'tan bugüne kadar Kardak Kayalıkları
bölgesinde meydanagelen ihlal sayısı 29'a yükseldi. Genelkurmay
dün ayrıca Yunanistan'a ait uçakların, Ege Denizi'nin uluslararası hava
sahasında eğitim uçuşu yapan Türk uçaklarına 2 kez önleme yaptığını da
duyurdu.
Genelkurmay'ın internet sitesinde yer alan
"Ege/Akdeniz Eğitim ve Tatbikat Uçuşlarına Yunanistan'ın Müdahalesi"
başlıklı duyuruya göre, Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın Ege
Denizi'nin uluslararası hava sahasında eğitim uçuşu icra eden F-16
uçaklarına, Yunanistan'ın Skiros meydanından kalkan F-4 uçakları
tarafından Ahikerya Adası'nın doğusunda, Yunanistan'ın Soudabay
meydanından kalkan F-16 uçakları tarafından da Rodos Adası'nın
güneybatısında birer kez önleme yapıldı. Yunanistan'a ait uçakların eğitim uçuşu yapan Türk uçaklarına gerçekleştirdikleri müdahale sayısı aralık ayında 21'e ulaştı.
Cuma, 28 Aralık 2007 Kaynak : http://www.ulusalkanal.com/
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/12/2007 - IMF'ye büyük borcu olan tek ülkeyiz!
HERKES VAZGEÇTİ BİR TEK TÜRKİYE SÜRDÜRÜYOR

IMF heyeti, yürürlükteki stand-by anlaşmasının 7'nci gözden geçirmesi için yine Ankara'ya geldi. Medya enerji fiyat artışı ve Sosyal Güvenlik Reformu'nun, görüşmelerin ana eksenini oluşturacağını yazıyor. Gerçekse şu: AKP Hükümeti, Türkiye'yi IMF'ye en borçlu ülke haline getirdi. Kaynak :http://www.aydinlik.com.tr/
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
25/12/2007 - Asgari ücretli işçiler geceleri aç uyumak istemiyor
|
|
25/12/2007
Asgari ücretli işçiler geceleri aç uyumak istemiyor
Asgari ücretin karın doyurmaya bile yetmediğini dile getiren işçiler, hükümetin gündeme getirdiği zam oranlarına tepkili Akhisarlı
işçi ve emekçiler yaptıkları eylemle dün toplanan Asgari Ücret Tespit
Komisyonu’na taleplerini ilettiler. 420 YTL ücretle geçinmek bir yana
karın doyurmanın bile imkansız olduğunu dile getiren işçiler, “Geceleri
aç uyumak istemiyoruz” dediler. İşçiler taleplerini içeren imzaları
hükümete ve komisyonda işçi kesimini temsilen bulunan Türk-İş’e
gönderdiler. Manisa’nın Akhisar ilçesinde belediye işçileri, TEKEL işçileri,
Graniser ve Keskinoğlu işçileri asgari ücret için bir araya geldi.
Asgari ücretin yükseltilmesi ve insanca yaşanacak seviyeye getirilmesi
talebiyle gerçekleştirilen eyleme, Eğitim Sen, EMEP ve ÖDP de destek
verdi. Bakana tepki gösterdi
İşçiler eylem sırasında “Bölgesel asgari ücrete hayır”, “Ev kirası
300 YTL asgari ücret 420 YTL 120 YTL ile nasıl geçinelim”, “Geceleri aç
uyumak istemiyoruz”, “Asgari ücret vergi dışı bırakılsın”, “Birleşe
birleşe kazanacağız” dövizlerini taşıdılar. Burada işçilere seslenen Belediye-İş Çevre Belediyeler Şube
Başkanı Salih Er Devlet Bakanı Mehmet Şimşek’in asgari ücretin yüksek
olduğuna ilişkin yaptığı açıklamaya tepki göstererek, “Bu zihniyet
bizlerle alay etmektedir. Bunu söyleyenleri asgari ücretle sadece bir
ay geçinmeye davet ediyoruz” dedi. ‘Yüzde 6 sefalet demektir’
Konuşmasının ardından ortak basın açıklamasını okuyan Er; “AKP
Hükümeti ve işverenler 2008 yılı asgari ücreti için yüzde 6 artış
öneriyorlar. Yüzde 6 artış, asgari ücretin ancak 25 YTL artması
demektir. Yüzde 6’lık artış demek çay ve simit parası demektir. Bu
artışla günlük zorunlu ihtiyaçları karşılamak mümkün değildir. Yüzde
6’lık artış biz işçi ve emekçilere insanca yaşam sağlamaz. Yani bu
artış biz işçi ve emekçilerin açlık, yoksulluk ve sefaletinin devam
etmesi demektir” diye konuştu. Açlık sınırının 700 YTL olduğu bir ülkede işçi ve emekçilerin
asgari ücretin insanca yaşanacak bir düzeyde belirlenmesini istediğini
dile getiren Er, talepleri şöyle sıraladı:
Asgari ücret vergi dışı tutulsun
Bölgesel asgari ücret uygulamasının asla gündeme getirilmemesi
İmzalar bakanlığa gönderildi
Yaklaşık 150 kişinin katıldığı eylemde işçiler alkışlarla hükümeti
protesto ederek “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Asgari ücret
yükseltilsin” ve “Yaşasın iş ekmek özgürlük mücadelemiz” sloganlarını
attılar. Eylemden sonra, işçi ve emekçiler, “Asgari ücret yükseltilsin”
talebiyle topladıkları yüzlerce imzayı Çalışma Bakanlığı’na
gönderdiler. (Akhisar/EVRENSEL) |
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/12/2007 - Türkiye, Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül yönetiminden kurtulmak zorundadır.
| Türkiye, Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül yönetiminden kurtulmak zorundadır. |
|
|
İP Genel Başkanı Doğu Perinçek: Abdullah Gül, Powell ile yaptığı '2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma'yı kendi açıkladı |
|
|
Dışişleri
Bakanlığı'nın Abdullah Gül'ün döneminde ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı
Colin Powell ile gizli anlaşma yapılmadığını açıklaması üzerine İşçi
Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek bir basın toplantısı düzenledi.
Perinçek, Dışişlerinin yalanlamasına karşın Abdullah Gül'ün ABD ile "2
sayfa 9 maddelik gizli anlaşma" yaptığını kendisinin itiraf ettiğini
söyledi.
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in basın açıklamasının tam metni şöyle:
Dün Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yaptı. Bu açıklamada, Abdullah
Gül'ün ABD ile gizli anlaşma yaptığı yolundaki haberler yalanlanıyor.
Dışişleri Bakanlığı'nın bu açıklamasını, Abdullah Gül'ün kendisi yalanlamaktadır.
Abdullah Gül'ün gizli anlaşma itirafı, 24 Mayıs 2003 günü Vatan
Gazetesi'nin birinci sayfa manşetinden yayınlanmıştır. O zaman
Dışişleri Bakanlığı makamını işgal eden Gül, Sedat Sertoğlu'na ABD
Dışişleri Bakanı Powell ile 2 Nisan 2003 günü Ankara'daki buluşmasında
yaptığı yazılı anlaşmayı şu sözlerle açıklıyor:
"Şimdi senin oturduğun koltukta (Eliyle koltuğa vurdu) ABD Dışişleri
Bakanı Powell oturuyordu. Onunla 2 sayfalık 9 maddelik bir plan
üzerinde anlaştık. Ama ben her yaptığımı kalkıp açıklayamam ki.. Powell
Suriye'ye giderken de benimle konuştu. Gizli olan bir sürü gelişme var."
Anlaşma yapılmıştır. Anlaşma yazılıdır; 2 sayfa 9 maddedir.Ve anlaşma
gizlidir. Gazetenin Abdullah Gül'ün ağzından verdiği birinci sayfa
başlığı ise yapılan gizli anlaşmayı özetlemektedir:
"Ortadoğu'daki tüm rejimler değişecek."
Böylece Abdullah Gül, ABD'nin Haçlı Seferi diye tanımladığı Büyük Ortadoğu Projesi'nde görev aldığını açıkça itiraf etmektedir.
Abdullah Gül, bu itirafını başka açıklamalarında da tekrar etmiştir.
Örneğin Radikal gazetesinin 14 Mart 2006 günlü birinci sayfa başlığı
şöyledir:
"Gül: BOP içinde ABD ile Birlikte hareket ediyoruz"
Gül, alt başlıkta, BOP'un amacını "İslam ülkelerine özgürlük ve
demokrasi getirmek" olduğunu belirterek, ABD'nin Haçlı Savaşı'nı haklı
gösterme çabasını sürdürmektedir.
GİZLİ ANLAŞMANIN İÇERİĞİ
Abdullah Gül'ün ABD ile yaptığı 2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşmanın
içeriğini 13 Temmuz 2003 günü kamuoyuna açıklamıştık. Arada geçen 4 yıl
içinde bu içerik olgularla doğrulanmıştır.
1.Türk askeri Irak'ın kuzeyinden çekilecek:
TÜRK ASKERİ ÇEKİLDİ.
2. PKK'ya karşı sınır ötesi harekâtlara son verilecek:
SON VERİLDİ.
3. PKK'ya askerî harekât için ABD'den izin:
SON HAREKAT "ONAY" ALINARAK YAPILDI.
4. Türkiye'ye ambargo ve askerî yaptırım tehdidi:
Eğer Türk Silahlı Kuvvetleri, PKK/KADEK'e karşı ABD askeri makamlarına
bilgi vermeden ve izin almadan harekât yapacak olursa, ABD hükümeti,
Kürt halkına karşı şiddet kullanıldığı ve soykırım uygulandığı
çerçevesi içinde uyarıda bulunma hakkını kullanabilecek. Bu durumda ABD
gerekli gördüğü ambargo ve silahlı müdahale gibi siyasal ve askerî
yaptırımları saklı tutacak.
5. ABD'nin İran ve Ortadoğu harekâtlarına aktif destek ve katılım:
ABDULLAH GÜL İRAN'A KARŞI "ABD İLE BİRLİKTE HAREKET ETTİKLERİNİ" VE
"OLUMSUZ BİR TABLO ÇIKARSA İRAN'A KAPILARIN KAPATILACAĞINI" BİRÇOK KEZ
BELİRTTİ (Radikal, 14 Mart 2006).
6. Türk ordusunun asker ve silah gücünde indirim:
İNDİRİM AKP İKTİDARI TARAFINDAN SÜREKLİ GÜNDEME GETİRİLİYOR.
7. Irak'ın kuzeyinde kurulan kukla devlet Türkiye tarafından resmen tanınacak:
TANIMA YOLUNDA ADIMLAR ATILIYOR.
8. PKK/KADEK elemanlarına geniş kapsamlı af:
AF GİRİŞİMİ GÜNDEMDE.
9. PKK/KADEK yasallaştırılacak:
PKK MECLİSE SOKULDU VE YASALLAŞTIRILMASI SÜRECİ HIZLANDIRILDI.
10. Kamu yönetimi reformuyla belediyelere özerklik:
YASA TBMM'YE GETİRİLDİ. GÜNEYDOĞU BELEDİYELERİ FİİLEN ÖZERKLEŞTİRİLDİ.
11. Aşamalı olarak federasyona geçiş:
FEDERASYON PLANI UYGULANIYOR. ANAYASA GİRİŞİMİ BU YÖNDE.
12. Kıbrıs'ta Denktaş devredışı bırakılacak ve Annan Planı küçük değişikliklerle uygulanacak:
DENKTAŞ KKTC CUMHURBAŞKANLIĞI'NDAN UZAKLAŞTIRILDI. ANNAN PLANI DESTEKLENDİ.
13. Ege'de Yunanistan'ın taleplerine esnek tutum.
14. Ermenistan'a yönelik kısıtlamaların kaldırılması:
AKP DİLE GETİRİYOR.
İKTİDAR KOLTUKLARINI İŞGAL EDENLERİN ABD İLE SÖZLEŞMELERİ BÜYÜK TEHDİT
Abdullah Gül, 2 Nisan 2003 günü Powell ile yaptığı "2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma"nın içeriğini açıklamak zorundadır.
Hukuki açıdan yaptığı iş, devletler arasında anlaşma değil, Abdullah Gül'ü bağlayan bir "hizmet sözleşmesi"dir.
Tayyip Erdoğan'ın da bizim saptadığımız yedi ayrı açıklamasında,
ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi'nde görev yaptığı da dikkate alınırsa,
iktidar sahipleri, ABD'nin sözleşmeli personeli durumunda olduklarını
itiraf etmektedirler.
Nitekim ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Nicholas Burns Eylül ayında
Türkiye ziyaretinde Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan için " Bize
verdikleri sözleri tuttular" diyerek aralarındaki sözleşmeyi
doğrulamıştır.
ABD ile Türkiye Cumhuriyeti kanunları çiğnenerek yapılan BOP
kapsamındaki görev tanımları, Türkiye'nin geleceği açısından büyük bir
tehdittir.
Türkiye, Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül yönetiminden kurtulmak zorundadır.
|
|
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/12/2007 - DÜŞEN UÇAKTA SABOTAJ İDDİASI
Cuma, 30 Kasım 2007
Isparta'daki uçağın düşüşünde ciddi şüpheler bulunduğu ortaya çıktı.
Ulusal Kanal'a bilgi veren askeri uzmanlar, uçağın düşmesi için
geçerli bir neden olmadığını vurgulayarak, sabotaj ihtimali üzerinde
ciddi olarak durulması gerektiğini vurguladı. Uçakta hayatını kaybeden
6 bilim adamının Türkiye'nin önümüzdeki dönemde teknolojik bakımdan
çok ciddi bir atılım yaptıracak olan Türk Hızlandırıcı Merkezi
çalışması içinde çalışması da sabotaj ihtimalini kuvvetlendiren bir
veri olarak değerlendiriliyor.
Isaprata'da uçağın düşüşüyle ilgili ciddi şüpheli noktalar saptandı.
Ulusal Kanal'a bilgi veren askeri uzmanlar, uçağın piste yönelmesi
gerekirken, piste yöneliyormuş gibi düştüğü dağ bölgesine yöneldiğine
dikkat çekiyor.
Uçak kuleyle irtibatında iniş izni istedikten sonra, pist yerine
gitmemesi gereken bir bölgeye, yani düştüğü dağ bölgesine yöneliyor.
Uzmanlar, bunun için geçerli bir normal neden bulunmadığına dikkat
çekerek, elektronik aldatmaya maruz kalmış olaliceğini vurguluyor. Bu
nedenle sabotaj ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiği
değerlendiriliyor.
Öte yandan uçakta bulunan 6 nükleer tıp uzmanının Türkiye'nin
önümüzdeki dönem ciddi bir teknolojik atılım yapmasını sağlayacak Türk
Hızlandırıcı Merkezi'yle ilgili bir Çalıştay'a katılmak üzere
Isparta'ya gitmekte olduğuna dikat çekiliyor.
Uçakta bulunan Boğaziçi ve Doğuş Üniversitesi'nden akademisyenler,
1997'den beri Devlet Plenleme Teşkilatı destekli olarak devam eden
Türk Hızlandırıcı Merkezi çalışması içinde yer alıyor. Uçakta hayatını
kaybeden Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Engin Arık ve diğer
akademisyenler, yüksek enerji fiziği alanında otorite olarak
tanınıyor. Yüksek Enerji Fiziği, nükleer tıptan, nükleer bomba
yapımına, nakleer santral yapımına ve uzay çalışmalarına kadar çok
önemli alanlarda kullanılıyor.
Prof. Dr. Engin Arık'ın bir başka özelliği, uluslararası nükleer
lobisinin Türkiye'de yıllardır engellemeye çalıştığıdünyada ikinci
sırada rezerve sahip olduğumuz toryum esaslı nükleer santral yapımını
savunması.
-----
ATLAS DENEYİ'NDE ÇALIŞAN PROF. DA UÇAKTAYDI
Isparta yakınlarında düşen Atlasjet uçağında ölen yolcular arasında,
Türkiye'nin ilk kadın nükleer fizikçisi de vardı. Boğaziçi
Üniversitesi Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Engin Arık, Avrupa
ülkelerinin ortak girişimleri ile kurulan nükleer araştırma merkezinde
yürütülen "Atlas" deneyinde çalışıyordu. Uçakta Arık dışında 5
bilimadamı daha bulunuyordu.
Düşen Atlasjet uçağının yolcuları arasında, Türkiye'nin ilk
kadınnükleer fizikçisi Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Engin Arık, Araştırma Görevlisi Özgen Berkol Doğan, Yüksek Lisans
Öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesinden Prof. Dr. Şenel Fatma
Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve Araştırma Görevlisi Mustafa Fidan
da bulunuyordu.
Avrupa ülkelerinin ortak girişimleri ile kurulan bir nükleer araştırma
merkezi olan CERN'de yürütülen 'Atlas' deneyine Ankara ve Boğaziçi
üniversiteleri gözlemci statüde katılıyor.
Boğaziçi Üniversitesi grubunun başında ise Isparta Süleyman Demirel
Üniversitesi'nde düzenlenen çalıştaya katılmak üzere Isparta'ya
giderken uçağın düşmesi sonucu hayatını kaybeden yolculardan Prof. Dr.
Engin Arık bulunuyor.
Arık başkanlığındaki grup, aynı zamanda 'karanlık madde' arayan 'CAST
deneyi'nde de çalışıyor.
Boğaziçi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü yetkilileri,
'Atlas Deneyi'nin, yüksek enerji fiziği ile ilgili deneysel bir
çalışma olduğunu açıkladı.
Engin Arık kimdir?
İstanbul'da, 14 Ekim 1948'de doğan Prof. Dr. Arık, İstanbul
Üniversitesi Fizik-Matematik Bölümü'nden 1969 yılında mezun olduktan
sonra Pittsburgh Üniversitesi'nde fizik alanında master ve doktora
yaptı.
İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Teorik Fizik Kürsüsü'nde 1968-1969
yıllarında öğrenci asistanı olarak mesleğe başlayan Arık, 1969-1976
yılları arasında Pittsburgh Üniversitesi Fizik Bölümü'nde araştırma
asistanı olarak görev yaptı.
Londra Üniversitesi'nde 1976-1979 yılları arasında araştırma görevlisi
olarak çalışan Arık, 1979 yılında Boğaziçi Üniversitesi Fizik
Bölümü'ne geçti. Arık, 1983 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nden
ayrılarak 2 yıl Control Data firmasında uzman olarak çalıştı.
Viyana Üniversitesi'nde 1997-2000 yılları arasında görev alan Arık,
1985 yılından bu yana Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü'nde öğretim
üyesi olarak görev yapıyordu.
Engin Arık, "Deneysel Yüksek Enerji Fiziği" alanında yaptığı
çalışmalarla 1981 yılında doçent, 1988 yılında profesör oldu. Prof.
Dr. Engin Arık, İsviçre'nin Cenevre kenti yakınlarında kurulu nükleer
araştırma merkezi "European Organization for Nuclear Research
(CERN)"deki 'Atlas Deneyi'nde çalışıyordu.
Aynı bölümde öğretim üyeliği yapan Prof. Dr. Metin Arık ile evli olan
Prof. Dr. Arık, iki çocuk annesiydi.
---------------------------------------------------------------------
hürriyet 30.11.2007
isparta'nın Keçiborlu ilçesi yakınlarında düşen uçağın enkazı üzerinde
helikopterle uçan Isparta Valisi Şemsettin Uzun, "O bölge uçağın geçiş
noktası değil" dedi.
Vali Şemsettin Uzun, uçağın düştüğü bölgenin üzerinde helikopterle
uçup, gözlem ve keşif yaptıktan sonra Isparta Süleyman Demirel
Havaalanı'nda gazetecilere yaptığı açıklamada, tüm güvenlik
ekiplerinin ve ambulansların olay yerinde olduğunu belirterek, şunları
söyledi:
"Enkazın üzerinde helikopterle uçtuk. Bütün ambulanslar orada. Uçak
oraya nasıl indi anlamak mümkün değil. Sırtın öbür tarafına düşmüş.
Ağaçlık ve biraz kayalık bir bölge. Uçak perişan vaziyette.
Üzüntülüyüz. O bölge uçağın geçiş alanında değil. Uçakla irtibatın
kesildiğini 03.00'te haber verdiler. Uçağı kuleden görmüşler. Hatta
hava raporlarını vermişler. İniş için müsait denilmiş. Burdur
üzerinden dönüş yapacaktı. Orada bir irtibatsızlık oldu."
Vali Uzun, bölgede uçağın gövdesinin göründüğünü belirterek, "Gövde
var, kanatlar pek yok. Yarım gövde. Gövdenin ön tarafı var. Sağa sola
serpilmiş parçalar var. Olay yerine kara yoluyla gidip vatandaşlarla
beraber olacağız. Çok üzüldük. Ben böyle bir şey görmedim" diye
konuştu.
30 Kasım 2007
-----------------------------------------------------------------------
vatan gazetesi 1.12.2007
can ataklı
---
Erke bağlantısı
Isparta�ya inerken düşen uçakta bulunan bilim adamları kaza ile ilgili
�çok ciddi� şüphelerin de ortaya atılmasına neden oldu. Bu kişilerden
Boğaziçi Üniversitesi Nükleer Fizik Profesörü Engin Arık�ın bir yıl
önce ortaya çıkan ve bir daha da bilgi verilmeyen �Erke projesi�
içinde çalıştığını öğrendim. Bu proje geçen yıl �ayrıntı verilmeden�
kamuoyuna sunulmuş ve �Hayata geçmesi halinde enerji maliyetinin
sıfıra ineceği, petrol bağımlılığımızın biteceği� ileri sürülmüştü.
Gerçek açıklamanın tam bir yıl sonra yapılacağı da belirtilmişti.
Geçen yıl kasım ayında yapılan bu açıklamadan bir yıl geçmesine rağmen
şu ana kadar hiçbir yeni açıklama yapılmadı ve proje ile ilgili bilgi
de sızmadı. Kasım�ın son gününde meydana gelen bu kaza ister istemez
şüphe yaratıyor.
Aynı profesörün, yine enerji bağımlılığını çok azaltacak CERN adlı
projede de çalışıyor olması şüpheleri daha da artırıyor. Bu konuda
fikir yürüten bazı �komplo teorisyenleri� birini ortadan kaldırmak
için �genel bir kaza� yaratmanın en geçerli yol olduğuna dikkat
çekiyor.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/11/2007 - 8 ASKER TUTUKLANDI!
|
|
(Haber: ANKA) Hakkari’nin Dağlıca bölgesinde terör örgütü PKK tarafından kaçırılan 8 asker, çıkarıldıkları Van Askeri Mahkemesi tarafından tutuklandı. Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı'na çıkarılan 8 asker, "Suçun vasıf ve mahiyeti askeri disiplini aşırı derecede sarsmış olması, büyük zararlar doğuran emre itaatsizlikte ısrar suçunun işlendiğini gösteren kuvvetli delilerin bulunması ve izinsiz olarak başka ülkenin topraklarına geçmek" gerekçeleriyle tutuklu yargılanacak.
Ankara'da Genelkurmay Başkanlığı'nca yapılan soruşturmadan sonra Van'a gönderilen 8 asker, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı'na çıkarıldı. İfadelerine yeniden başvurulan 8 asker, "Suçun vasıf ve mahiyeti askeri disiplini aşırı derecede sarsmış olması, büyük zararlar doğuran emre itaatsizlikte ısrar suçunun işlendiğini gösteren kuvvetli delilerin bulunması ve izinsiz olarak başka ülkenin topraklarına geçmek" suç ve gerekçeleriyle tutuklanma talebiyle Askeri Mahkeme'ye sevk edildi. |
| kaynak : http://ip.org.tr/lib/pages/detay.asp?goster=haberdetay&idhaber=860 |
| |
| |
|
|
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/10/2007 - EN ANLAMLI BAĞIŞ
Büyüklerinin verdikleri bayram harçlıklarından biriktirdiği 50 YTL'yi TSK Mehmetçik Vakfına bağışlayan, İzmir/Karabağlar İlköğretim Okulu 4 ncü sınıf öğrencisi Rabia Şerife YILDIRIM'ın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar BÜYÜKANIT'a hitaben yazdığı mektup;
Kaynak: http://tsk.mil.tr/10_ARSIV/10_4_Diger_Haberler/2007/en_anlamli_bagis_27102007/en_anlamli_yardim_27102007.htm
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
"En büyük düşman ne şu devlet, ne bu millettir.En büyük düşman kapitalizm ve onun çocuğu olan emperyalizmdir." Mustafa Kemal Atatürk - 1920
Kategoriler
ArSivSerbest KursuYurttan Haberler
Arkadaşlarım
|